Günümüzde zamanımızı yönetmek teknolojiyle artık çok kolay, buna rağmen gecikmelere neler sebep oluyor?

Yeni başlayacağınız bir proje için, mimar olarak kafanızda kompozisyon yazmaya başlarsınız.  Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşan bu kurguda,  zaman en temel kavramdır. Zamanında teslim edilen bir projenin verdiği haz sanırım hiçbir bedelle ölçülemez.  Mimar verdiği sözleri yerine getirdiği, müşteri de planladığı zamanda mekânına kavuştuğu için mutludur. Peki, zamanında teslim edilemeyen projeler yok mudur? Vardır ve çok sıkıntı verir. Projeye başlarken planladığınız iş takviminiz kâğıt üstünde harika görünse de uygulamada her zaman sizi yanıltan bir takım olaylar gelişebilir.  

İşleri zamanında yetiştiremememize sebep olan bu olaylar nelerdir?

Hava şartları;  doğaldır ve asla engel olamazsınız. Asla engel olamayacağınız başka bir durum vardır ki oda birlikte çalıştığınız ustaların özel hayatları; ölümler, doğumlar, trafik kazaları, kız kardeşinin çocuğunun diş çıkarması gibi. Abarttığımı düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Zamanında yetişmeyen, araya başka işler alındığı için üretimi, montajı sarkan tüm işler için yukarıda bahsi geçen bahaneler sıra ile kullanılır. Bazen kantarın topuzu kaçar ve iki hatta üç kere ölür akrabalar. Arabalar hep köprüde arıza yapar, mallar yüklenirken acemi çıraklar düşürüp kırar güzelim dolapları.

 Oysa biraz tecrübe etmişseniz bilirsiniz ki yetiştiririz ‘Evvel Allah’ diye başlanan işler,  kelimenin manasını saptırarak nasıl olsa zamanı var diyerek son dakikaya bırakılır. Hayatta hesabını yapmadan harcadığımız şey nedir sorusunun acıklı cevabı maalesef zamandır.  Zaman sizin değerli hazinenizken başkaları tarafından fütursuzca harcanması adil midir?  Boşa harcanan zamanla birlikte çoğunlukla parada kaybederiz, bazen de saygınlık.  Paranın ve saygınlığımızın yeniden kazanılması mümkündür, hatalar tamir edilebilir. Fakat kaybettiğimiz zamanı yerine koymak mümkün değildir. 

Günümüzde zamanımızı yönetmek teknoloji harikası incecik, mini minnacık aygıtlarla çok kolay. Parmak ucu dokunuşlarla, seyahatleri programlayabilir, doktor randevuları alabilir, işinizle ilgili tüm programınızı gün be gün organize edebilirsiniz. Randevularınızı, toplantılarınızı gününden önce size hatırlatan bu sistem hayatınızı oldukça kolaylaştırır.  Bu sistemi ortak iş yaptığınız kişilerle paylaşmak zamanı iyi kullanmak noktasında size yardımcı olabilir fakat ustanızın bu teknolojiyi verimli kullanabileceği bir alt yapısı yok ise iş yine size kalır. Bilinen en eski yöntem ama en sağlıklısı; iletişim. İşini sen  takip etmezsen, işin yürümez demişti bir büyüğüm. Yıllarca bu sözü ilke edinerek çalıştım ve karşılığını aldım. Sonuçta insan ile çalışıyorsun, karşında bir makine yok. Düğmeye basınca çalışsın ya da dursun diyemezsin. Bu ülkede hala pek çok iş, tanıdıklarla, ablacım, ağabeycim yakınlığında yürüyor.

İşinizi aksatacak olası durumları yaşamamak için alacağınız en önemli tedbir; işinizi takip etmek, iletişimi koparmamak ve en önemlisi karşındakinin insan olduğunu unutmamak. Atölye ziyaretlerinde ikramları geri çevirmemek, ustanın görüşüne göre biraz siyasi konuları konuşmak, çocukların okulları hakkında bilgi almak sizi her zaman bir basamak daha yukarıda tutar ve önceliğiniz olur.

Zamanı iyi değerlendirmek dileğiyle, kolay gelsin!